Hayır Diyememek – Neden Hayır Diyemiyoruz?

Hayır Demek ya da Diyememek

Hayır diyememek hepimizin hayatında etki eden önemli sorunlardan birisidir. Bazen istemediğimiz bir durumla karşılaştığımız zaman kendimize sorarız “neden hayır diyemiyorum?”

Bu soruya odaklanmadan önce sana birkaç soru sormak istiyorum. En son ne zaman hayır dedin? Son zamanlarda en çok evet mi yoksa hayır mı dedin?

Bu sorulara odaklan.

Hayır demek karakterini saklamadan ben de varım demektir, yaşanacak olayların sonuçlarının sorumluluğunu alarak, farkındalığını ortaya çıkarmandır. Farkındalık diyorum çünkü bu ancak bunun farkına varmış olan kişilere has bir durumdur.

Hayır demek kişinin hayatında benliğini ortaya çıkararak rahat bir şekilde yaşamasını sağlar o halde neden hayır diyemiyoruz?

Hayır diyememenin sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Duygularımız nedeniyle: Bazen karşımızdakini kendimizden daha çok düşünürüz, onun hislerine odaklanarak kendimizi es geçeriz ve onun istediklerini yapar hayır diyemeyiz. Duygularımız en çok kimlere böyle bir etki gösterir?
    En yakınlarımıza böyle bir etki gösterir duygularımız; aile, dost, kız/erkek arkadaş. Sevgi ile hayır diyememe aynı oranda artıyor. Onu kırmak istemiyorum, kendimi öteliyorum demektir aslında çünkü senin hayır deme hakkın var.


  • Mecburi haller: Hayır diyemediğimiz ortamlardan birisidir mecburi haller. İş ortamı gibi, eğitim zamanları gibi…

  • Zorluklardan kaçmak: Hayır demek bir sorumluluktur. Kaybettiklerinin sorumluluğunu alman gerekir. Attığın adımdan vazgeçtiğinde başına gelecek zorluklar seni hayır demekten alıkoyar. Çünkü olduğun yerden başka yere gitmek istemezsin ve böylece konfor alanın dışına çıkamaz sorumluluk alamazsın.Şöyle bir örnek vermek istiyorum: üniversite okumadan önce tercih zamanında gitmek istediğin alan, ailen ile çatışmana neden olduğunda hayır demediğin ve evet dediğin olur. Çünkü bu durumun tüm sorumluluğunun sana ait olduğunu bilirsin ve zora gelmek istemezsin.Tam bu noktada hayır diyemediğimize bir madde daha geliyor “istek”. Sen bu bölümü gerçekten istiyor musun?  Cevabın “evet” ise işte şimdi ailene kendini kanıtla ve istediğin bölümü oku! Aynı şekilde kendini geliştir, bunu yaparken de sorumluluğunu bil.

  • Kültür / Ahlak: Yetişme tarzımız ve aile yapımız bizim hayır diyememe durumumuzda etkilidir. Ailemize karşı olan saygımız, toplumun bize yüklediğini düşündüğümüz bazı normlar sebebiyle hayır demekten çekiniriz. Bu da bizim evet dememize neden olur.

  • Korku: Olduğun sosyal ortamda hayır dediğin zaman sana bakış açısının değişeceği korkusu seni engeller. Dışlanma korkusu, insanları kırma korkusu gibi çeşitli korkular nedeni ile kendini ifade edemezsin. O ortamda, istemediğin bir şekilde, yüzünde maskeler ile kalırsın.

  • Hayır demeyi bilmemek: Yaşamı boyunca hep birilerinin direktifleri ile yaşayanlar kendileri olamazlar ve hayır demeyi bilemezler. Çünkü hep birileri onu yönetmiştir, ne yapacağına, nasıl davranacağına başkaları karar vermiştir. O yüzden kendi başına bir karar alamaz ve hayır diyemez.

 Sence istemediğin ortamda sırf bulunabilmek için bulunmaya değer mi? Hayır diyememek bu kadar zor mu?



Hayır diyemediğimizde neler olur?

  • Kendimiz olamayız: Çevremizin dedikleri ile hareket eden ve kendi öz benliğimizden farklı kişilere dönüşürüz. Duygularımızı, düşüncelerimizi, hareketlerimizi başkalarının yönetmesine izin vermiş oluruz.

  • Hayallerimizden vazgeçeriz: Risk almayan, hayallerinin peşinden koşmayan kişiler oluruz. Çünkü evet diyerek uzaklaşırız hayallerimizden.Bunu biraz açmak gerekirse; ortaya çıkan zorluklarda “vazgeç” denildiğinde ‘evet olmayacak’ diyerek pes edince işte asıl kaybediş o zaman başlar ve hayallerden kopma süreci çoktan başlamıştır.

  • İstemediğimiz yerlerde oluruz: Birilerinin isteklerine karşı hayır diyemediğimiz zaman hem mekânsal olarak hem de yaşantı olarak istemediğimiz yerlerde oluruz.Çok basit bir örnekle açıklamak istiyorum: Örneğin sınava hazırlanan bir öğrenciyi, arkadaşları bir eğlenceye davet ederler. Öğrenci, ders çalışması gerektiğini bildiği halde, o mekâna gitmek istemediği halde ama hayır diyemediği için bu daveti kabul eder. Böylece hem mekansal olarak istemediği bir yerde bulunmuş olur hem de ders çalışmasına engel olduğu için gelecekte istemediği yerlerde olmuş olur.

Hayır dediğimizde neler olur?

  • Kendimiz oluruz: Doğrumuzla, yanlışımızla bütün benliğimizi ortaya çıkararak kendimiz olmuş oluruz. Hayır demek benim kişiliğim bu, bu bana ters yahud bana uygun…

  • Sorumluluk alırız: Sonuç ne olursa olsun hepsinin sorumluluğunu omuzlamış oluruz, onu kabul etmiş ve adımını atmış… Bu süreç başladığında daha bir “ben” vardır ve daha bir mutlu oluruz.

  • Biz ne istiyorsak o olur: Hayır diyebildiğimiz zamanlarda bizim istediklerimiz olur. Yani istemediğimiz kişilerle, istemediğimiz yerlerde ve mekânlarda olmak zorunda kalmayız. İstemediğimiz bir durum karşısında “hayır” deriz ve konu kapanır.

Peki Nasıl Hayır Diyebiliriz?

Önce kendine şunları sor “ben gerçekten hayır demek istiyor muyum?”, “karşıma çıkacak olaylara karşı sorumluluk alacak mıym?” bu soruları sorduktan sonra evet ise cevabın işte adımını at.

  • İstek: Sen evet cevabını verdiğin için zaten istekli olduğunu kanıtladın.
  • Güven: Kendine ve olaylara güvenmen. Sen hayatının doğrularına adımını attın ve bunu ortaya çıkarmak istiyorsun şimdi bu duyguya odaklan ve ilerle.
  • Cesaret: İstiklal Marşı’nın ilk kelimesini hatırla ve “Korkma!”
  • Konuş: Şimdi sana uymayan bir şey olduğunda haykır o sihirli sözü “hayır”.

Hayır dediğinde daha çok kendin olup, daha çok yaşadığını hissedeceksin çünkü kendini gizlememiş olacaksın. Kendin olmak kişisel gelişim adına da çok önemli bir adım olacaktır.

İlginizi Çekebilir: Kişisel Gelişim Tavsiyeleri – Önerileri

Yazımın sonunda şunları eklemek istiyorum hayır demek kadar evet demek de mühimdir. O yüzden nerelerde hayır demek gerektiğini, nerelerde evet demek gerektiğini iyi bilmek gerekir. Her şeye evet demek doğru olmayacağı gibi her şeye hayır demek de doğru olmayacaktır.

Hayat her yönüyle bir dengedir ve evet-hayır demek için de bu dengeyi yakalamak çok önemlidir. Bunu da unutmamak gerekir…

Yazar: ATAKAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir