Biyolojik Saat Nedir? Vücudun Biyolojik Saatleri

Biyolojik saat verimli, başarılı ve aynı zamanda sağlıklı bir hayat sürmemiz için yaratıcı tarafından bahşedilmiş mükemmel bir sistemdir. Bu sisteme uyduğumuz takdirde vücut doğa ile uyumlu bir çalışma içerisine giriyor. Bu da gün içerisinde daha verimli olmamızı, yaptığımız işlerde daha başarılı olmamızı ve daha sağlıklı olmamızı sağlıyor.

Bu yazıda sirkadiyen ritim olarak da bilinen biyolojik saati her yönüyle incelemeye ve vücudun biyolojik saatleri hakkında merak edilenleri açıklamaya çalıştım. Biyolojik saat hakkında yaptığım araştırmalar sırasında pek çok yeni şey ve faydalı bilgiler edindim. Umarım sizler de istifade edersiniz.

Biyolojik Saat Nedir?

Biyolojik saat en genel ve kısa tabirle; vücuttaki hormonların ne zaman salgılanacağını gibi metabolik işlemleri düzenleyen bir sistemdir.

Örnek olarak hayvanların çiftleşme zamanları gelince o dürtüyü sağlayan ya da kuşların göç etme zamanlarının geldiğini ifade eden şey de yine biyolojik saat sistemi içerisinde işler. Bu saat, güneşin hareketleri ile doğrudan ilişkilidir.

Örneğin kedilerin mart ayı geldiği zaman üreme hormonlarını harekete geçiren şey budur diyebiliriz. Aslında kediler yıl boyunca farklı zamanlarda da çiftleşmeye devam eder ancak özellikle mart aylarında havaların ısınması, günlerin uzamaya başlaması gibi etkenler kedilerdeki cinsel dürtüleri harekete geçirir. Diğer yandan ev kedileri yapay ışıklara maruz kaldığı zamanlarda da bu hormonlar devreye girebilir.

Bu örnekten anlıyoruz ki güneşin hareketleri hormonların da hareketlerine doğrudan etki ediyor. Bu durum insanlar için de benzer şekilde işliyor. İşte bu yazıda bu biyolojik saatin insan vücudundaki etkilerini göreceğiz.



Her Hücrenin Bir Biyolojik Saati Var

İnsan vücudundaki hemen her hücrede bu saatin işlediğini görmekteyiz. En basitinden vücut ısılarımız, salgılanan hormonlarımız, tansiyon düzeylerimiz, kalp ritimlerimiz ve metabolizmamız gibi tüm etkiler bu saatin işleyişine göre hareket ediyor.

Gece uykumuzun gelmesi ve verimin düşmesi, sabahları uyanmamız ve dinç olmamız, belli saatlerde acıkmamız gibi pek çok maddeyi bu saat ile açıklayabiliyoruz. Biyolojik saat insan vücudunda 24 saatlik bir döngüyü kapsıyor.

biyolojik-saat

Araştırmalara Göre Vücudun Biyolojik Saatleri:

06.00: Vücutta kortizon hormonu salgılanmaya başlıyor. Organizmalar uyanıyor ve vücut kalkmaya hazırlanıyor.

07.00: Bu saatte vücut güne hazırlanıyor ama henüz tam bir güç toplayamıyor. Özellikle bu saatlerde spor gibi vücudu harekete geçirecek, kalp ritmini artıracak ve dolaşımı hızlandıracak şeylerden uzak durmak tavsiye edilir. Bu saatte güzel bir kahvaltı yapmak daha faydalı olacaktır. Ayrıca bu saatte sindirim sistemi en iyi şekilde çalışıyor.

08.00: Bu saatte nabız ve tansiyon yükselmeye başlıyor ve damarlar daha fazla daralmaya başlıyor. Bu sebeple bu saatlerde kalp krizi riskinin yüksek olduğu belirtiliyor. Özellikle bu saatlerde sigara içmek bu riskleri daha da fazla artırıyor.

09.00 – 11.00 arası: Bu saat dilimleri belleğin en aktif olduğu zamandır. Vücut dinç bir şekilde, etkili olarak çalışıyor. Ayrıca konsantrasyon daha yoğun oluyor. Mantıklı düşünme, doğru kararlar verme gibi yetiler daha aktif oluyor. Yani bir işe karar vereceğiniz zaman bu saat dilimlerinde karar vermek daha doğru olacaktır.

Ayrıca saat 09.00’da vücut dirençli olduğu için ilaçlardan da etkili sonuç alınmasını ve yan etkilerin azalmasını sağlıyor. Özellikle aşı ve röntgen gibi işlemlerin bu saatlerde yapılması önerilmektedir.

12.00 – 14.00 arası: Bu saatler vücudun dinlenme saati olarak nitelendiriliyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor, acıkma hissi ortaya çıkıyor ve beynin dikkati azalıyor. Aynı zamanda uyku basması yaşanıyor.

Bu saatlerde yenilen yemek ile birlikte mide daha çok çalışmaya başlıyor, vücut kendini yorgun hissediyor. Bu saatlerde kısa bir uyku uyumak bu etkileri büyük oranda azaltıyor.

Gün içinde bu saatlerde uyuma imkanı olanların uyuması, gün içinde alınacak verimi büyük oranda artıracaktır. Zira öğlen uykusu uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Kimi ülkelerde öğlen uykusu için zaman ayrılmaktadır. Ayrıca Peygamberimiz de bu saatlerde “kaylule” denilen öğlen uykusunu tavsiye etmiştir.



15.00: Bu saate ikinci en verimli saat diyebiliriz çünkü hem mutluluk hormonları salgılanır hem de kaybedilen enerji yeniden gelir. Burada sabahki gibi yüksek bir enerji ve verimlilik beklemek doğru olmayacaktır, enerji nispeten daha düşüktür.

16.00 – 17.00: Bu saatlerde tansiyon ve kan dolaşımı en iyi seviyelere gelmektedir. Organlar çok iyi çalışmakta ve vücut kuvveti artmaktadır. Ayrıca adrenalin hormonu ciddi oranda artar. O yüzden bu saatlerde spor yapmak daha çok fayda sağlayacaktır ve spor için bu saatler tavsiye edilir.

18.00: Akşam yemeği için önerilen saat dilimi bu zamandır. Çünkü artık beden yorulmaya başlar ve yemek ihtiyacı hisseder. Mide ait salgılamaya başlar ve bu da genel bir yorgunluk ve halsizlik durumu ortaya çıkarır.

19.00 – 20.00 saatleri: Bu saatlerde hava kararmaya başladığı için vücutta da melatonin hormonu salgılanmaya başlar. Bu hormon uyku hormonu olarak da bilinir. O yüzden kan basıncı azalır, mide sindirime devam eder ve nabız yavaşlar.

21.00: En kritik zamanlardan birisidir. Bu saatten sonra mide artık sindirim işlevini bırakmaya başlar. O yüzden bu saatten sonra yenilen yemekler fayda değil zarar verecektir. Uzmanların da ısrarla üzerinde durduğu ve yemek yemenin zararlı olduğu zaman dilimleri bu saatler ve sonrasıdır. Çünkü artık yenilen yemekler hazmedilmekte zorlanacaktır ve bu da çeşitli sorunlara neden olacaktır.

22.00: Bağışıklık sisteminin etkin çalıştığı saat bu saatlerdir. Sigara içmek her türlü zararlı olduğu gibi özellikle bu saatlerden sonra içilen sigaradaki nikotin vücuda daha fazla zarar verecektir.

Sigara içmemeniz tavsiye edilir ama içiyorsanız da bu saatlerde son sigarayı içmek en azından zararı nispeten azaltacaktır.

23.00: Uzmanlara göre en ideal uyku saati bu saatlerdir. Çünkü akşam salgılanmaya başlayan melatonin hormonu bu saatlerde en yüksek seviyeye çıkar. Vücut gevşer, rahatlar ve uykuya hazırlanır. Bu saatlerde uykuya başlamak, kaliteli bir uyku için sıklıkla tavsiye edilmektedir.

24.00 – 05.00 arası: Bu uzun zaman dilimi vücudun dinlenmesi, beynin verileri işlemesi, vücuttaki hücrelerin çalışması için çok önemli zaman dilimleridir. Bu saatleri uykuda geçirmek sağlıklı olacaktır ve ertesi günün verimli geçmesini sağlayacaktır.

Biyolojik saatin ortaya çıkardığı bu etkileri göz önünde bulundurup hayatını bu şekilde düzenleyebilen insanlar daha sağlıklı, daha verimli ve daha etkin olacaklardır.

Diğer yandan yukarda sayılanların aksine gece 24-05 saatleri arasında uyanık kalınması halinde bazı istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Öncelikle vücut dinlenip kendini yenileyemediği için ertesi güne yorgun ve düşük enerji ile başlayacaktır. Ayrıca bu saatlerde zihnin dikkati ve verimi düşük olacağı için yapılacak çalışmalarda hataların yapılması muhtemeldir.

Özellikle gece yolculuğu yapmak zorunda olanların bu saatlere çok dikkat etmesi gerekir. Zira artık gözler yorulmuş olacak, refleksler hassasiyetini kaybetmeye başlayacak ve algı zayıflayacaktır. Bu yüzden bu saatlerde trafik kazası yapma riski daha fazladır.

Netice itibariyle geceyi dinlenmeye ayırmak hem vücut sağlığı için hem de ertesi günkü verim için çok önemlidir.

Vücudun Biyolojik Saatlerine Uymazsak Ne Olur?

Aslında bu sorunun cevabını pek çoğumuz yaşadığımız için çok iyi biliyoruz. Özellikle günümüzde bu şekilde bir biyolojik saate uymak biraz zor olabiliyor. Uyanlar elbette vardır ve faydalarını da görüyorlardır.

Fakat genel olarak geceleri pek fazla uyumadığımız, bu saatlere tam olarak uymadığımız da bilinen bir gerçek. Bunun neticesi olarak gece geç saatlerde yatıyoruz. Vücut dinlenemediği için güne bitkin ve uykusuz başlıyoruz. İşlerimizden verim alamıyoruz. Ayrıca bu uyumsuzluk erken yaşlanmayı ve bazı rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor.

Diğer yandan bazı insanların gündüz yatıp da gece çalışırken verim aldığını da biliyoruz. Bu da vücudun buna adapte olması ve böyle bir şeye alışmasıyla ilgili bir durumdur. Fakat yine de gece yatıp gündüzleri çalışmak en doğru ve sağlıklı olan yöntemdir.

Sonuç olarak burada şunu ifade edebilirim ki böyle bir biyolojik saat düzenine uymak her açıdan çok faydalı olacaktır. Fakat diğer yandan isteyerek ya da mecburiyetten dolayı buna uymanın mümkün olmadığı zamanlarda dikkat etmekte yarar vardır.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir